16 Mart 2018 Cuma

Çocuklar, elma kokusuna koştular

Keskin bir elma kokusu yayılmıştı, yoğun bombardıman ardından ve çocuklar o kokuya koşmuştu; Halepçe’de elma kokusuna…
 Ama koku elmalardan gelmemişti.

Hardal, sarin ve VX gibi zehirli gazlar içeren kimyasal bir saldırıydı Halebce’nin başına gelen.


Halepçe Katliamı, İran-Irak savaşının devam ettiği 1988 yılında Saddam Hüseyin liderliğindeki faşist Irak Baas rejimi tarafından işlenmiş bir insanlık suçu.

Kürdistan’ın Halepçe kentine yönelik gerçekleştirilen bu kimyasal saldırıda 5 binden fazla Kürd şehit oldu, on binlercesi yaralandı ve on binlercesi de Halepçe’yi ardından bırakıp İran’a kaçmak zorunda kaldı.

Saldırıdan sonra komplikasyonlar ve çeşitli hastalıklar meydana geldi. Gerçekleşen doğumlar sağlıklı neticelenemedi.

Daha öncesinde de Baas rejimi irili ufaklı kimyasal saldırılar gerçekleştirmişti; ama bu saldırı, Kürdistan’da Kürt halkına karşı gerçekleştirilmiş en büyük kimyasal saldırı ve katliamdır.

ENFAL’IN BİR PARÇASI OLARAK HALEPÇE

Halepçe katliamı, özünde 1980’lerden önceden başlayıp sistematik bir şekilde devam eden Baas rejiminin Kürtlere karşı uyguladığı ve 180 binden fazla Kürdün katledilmesi ile sonuçlanan Enfal harekâtının bir parçası. Bu yüzden Kürtleri için 16 Mart Halepçe Katliamı, sadece Halepçe’de kimyasal saldırı sonucu şehit olan 5 bin Kürdün değil Enfal harekâtında katledilen 180 binden fazla Kürdün yasıdır.

HALEPÇE SOYKIRIMDIR

Baas rejiminin gerçekleştirdiği bu soykırım harekatının bir parçası olan Halebce katilamı, bir çok ülke parlamentoları tarafından insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak tanımlanıp, kınanırken Irak Yüksek Ceza Mahkemesi 1 Mart 2010 tarihinde Halepçe katliamını soykırım eylemi olarak tanıdı.

30. yılına giren Halepçe katliamı, her yıl olduğu gibi bu yıl da, Kürdistan ve dünyanın birçok ülkesindeki Kürtler tarafından gerçekleştirilecek törenlerle yad edilecek.

kaynak: http://www.kurdistan24.net

Önceki Yazılar
Sonraki Yazı
Bu yazılar ilginizi çekebilir

0 yorum: